kutludağ
07-04-2006, 11:51
Hamdi Mert (http://www.aygazete.com/?KAPI=&Paket=Yazar&Komut=YazarTumHaberGoster&YazarId=51)
Ankara Cem Vakfı´nda sohbet
07.04.2006 - 11:26 . CEM Vakfı Ankara Şubesi bir mektep..
İlkiz Sokak’taki Şube Merkezi Türk kültürünün bu renkli ve zengin ekolünü yaşatmak için dolup taşıyor. Zakirleri, ozanları, şairleri, gözleri ışıl-ışıl canlarıyla..
Dillerinde, sazlarında, tellerinde, beyit ve duazlarında “Allah” var, “Kur’an” var, “Muhammed” var, “Ali” var, “Ehl-i Beyt” ve “12 İmam” var.
Binlerce yıllık nefeslere yeni nefesler katan usta ozanlar bu inancı, bu aşk kültürünü talip, zakir, muhib, baba, dede olarak sürdürüyorlar.
İmam Cafer-i Sadık postunun sahibi CEM zakiri Kul Murtaza’nın şu duazına bir bakın!. Bakın ve ne demek istediğimi benden iyi anlayın:
“Dört kapıyı, kırk makamı
Sürenler buldu ilhamı
Bunca Nebiler tamamı
Hak’tan bize heyet geldi.
Tam yüzyirmidört Nebi
Bütün eşyanın sebebi
Dört kitabın dört sahibi
Muhammed nihayet geldi.
Allah’ın emrine uydu
Muhammed dinini yaydı
Ali bu yola baş koydu
Din-i İslâmiyet geldi.”
Kul Murtaza’yı bunca mükellef sıfatına bakıp, 13 ya da 15. asır şairi falan sanmayınız. 6 Nisan 2006 Perşembe akşamı Ankara CEM Vakfı’na canlarla buluşmak ve sohbet için geldiğimde elinde sazı duaz, naz ve niyaz etmekte idi bu zakir postnişin.
Saz söze, söz sohbete, sohbet aşk ve muhabbete, muhabbet Muhammed’e-Ali’ye ve12 İmam’dan günümüze altın Seyyidler halkasına dönüştükçe bu zenginliği mutlaka yaşatmalıyız diye düşündüm.
Alevilik uzmanı Celal Metin’in bir ansiklopedi heybetindeki “Kur’an-ı Kerim Fihristi” çalışmasının bilgisayar çıktısı ciltlenmiş olarak elime tutuşturulunca doğrusu şaşırdım. Ozanlık, şairlik, taliplik, zakirlik, postnişinlik tamam da, bu kadar Sünni ulemanın yaptıkları dururken Alevi kültüründen bir de Kur’an Fihristi.. Elbette olmalı ve olacak.. Allah’ı, Kur’an’ı, Hz. Peygamber’i Ehl-i Beyt muhiblerinden daha fazla kim bilebilir, kim sevebilir, kim taşıyabilir?
Öyle de bu gönül dokusunu, bu içyapıyı kaçımız biliyor? Bütün kötülüklerin kaynağı “Bilmezlik”lerimiz değil mi?.
İşte şaşkınlığım bu oldu.
Ankara Cem Vakfı´nda sohbet
07.04.2006 - 11:26 . CEM Vakfı Ankara Şubesi bir mektep..
İlkiz Sokak’taki Şube Merkezi Türk kültürünün bu renkli ve zengin ekolünü yaşatmak için dolup taşıyor. Zakirleri, ozanları, şairleri, gözleri ışıl-ışıl canlarıyla..
Dillerinde, sazlarında, tellerinde, beyit ve duazlarında “Allah” var, “Kur’an” var, “Muhammed” var, “Ali” var, “Ehl-i Beyt” ve “12 İmam” var.
Binlerce yıllık nefeslere yeni nefesler katan usta ozanlar bu inancı, bu aşk kültürünü talip, zakir, muhib, baba, dede olarak sürdürüyorlar.
İmam Cafer-i Sadık postunun sahibi CEM zakiri Kul Murtaza’nın şu duazına bir bakın!. Bakın ve ne demek istediğimi benden iyi anlayın:
“Dört kapıyı, kırk makamı
Sürenler buldu ilhamı
Bunca Nebiler tamamı
Hak’tan bize heyet geldi.
Tam yüzyirmidört Nebi
Bütün eşyanın sebebi
Dört kitabın dört sahibi
Muhammed nihayet geldi.
Allah’ın emrine uydu
Muhammed dinini yaydı
Ali bu yola baş koydu
Din-i İslâmiyet geldi.”
Kul Murtaza’yı bunca mükellef sıfatına bakıp, 13 ya da 15. asır şairi falan sanmayınız. 6 Nisan 2006 Perşembe akşamı Ankara CEM Vakfı’na canlarla buluşmak ve sohbet için geldiğimde elinde sazı duaz, naz ve niyaz etmekte idi bu zakir postnişin.
Saz söze, söz sohbete, sohbet aşk ve muhabbete, muhabbet Muhammed’e-Ali’ye ve12 İmam’dan günümüze altın Seyyidler halkasına dönüştükçe bu zenginliği mutlaka yaşatmalıyız diye düşündüm.
Alevilik uzmanı Celal Metin’in bir ansiklopedi heybetindeki “Kur’an-ı Kerim Fihristi” çalışmasının bilgisayar çıktısı ciltlenmiş olarak elime tutuşturulunca doğrusu şaşırdım. Ozanlık, şairlik, taliplik, zakirlik, postnişinlik tamam da, bu kadar Sünni ulemanın yaptıkları dururken Alevi kültüründen bir de Kur’an Fihristi.. Elbette olmalı ve olacak.. Allah’ı, Kur’an’ı, Hz. Peygamber’i Ehl-i Beyt muhiblerinden daha fazla kim bilebilir, kim sevebilir, kim taşıyabilir?
Öyle de bu gönül dokusunu, bu içyapıyı kaçımız biliyor? Bütün kötülüklerin kaynağı “Bilmezlik”lerimiz değil mi?.
İşte şaşkınlığım bu oldu.